Bu blog Mia Wallace'ın içini dökmesi, yazıp kurtulması, anlatıp rahatlaması ve anılarını paylaşması içindir.

Django Unchained - Bir Kararsız Film Yazısı

Bu yazıda sadece Django Unchained filminden bahsedicem. Hatta sonunu bile söylicem. O yüzden filmi izlemeyenler için sıkıcı bir yazı olucak. Ya da filmi izlicek olanlar için bol spoiler dolu bir yazı olucak. O yüzden baştan uyariyim, filmi izlemeyenler bu yazıyı okumasın. Okuyup sıkılmasın.

Eveeet şimdi bu bilgilendirmeden sonra yazıyı okumaya karar verenlere önce bir Merbaha! Sonra da filmle ilgili fikirlerimi anlatmaya..
***

Şimdi efendim çoktandır Tarantino film yapsa da izlesem diyordum. Çoktandır dediğim Inglourious Basterds filminden sonra. Bana kalsa sevdiğim yönetmenler ayda bir film yapsa, ben de izlesem modundayım.

O yüzden Tarantino'nun yeni filmi olduğunu öğrenince sevinçten çığlık attım. Oyuncuları görünce iyice havalara girip, henüz filmi izlemeden facebook'ta beğen'e tıkladım.. (evet yaptım bunu)

Çünkü Yönetmen ve senarist Tarantino olucak, oyuncular Christoph Waltz ve Leonardo DiCaprio olucak, ben de o filmi beğenmicem?! Yok artık yani. Şaka gibi bir ihtimal derken ben bu filmi izledim. Beğenip beğenmediğimi de anlamadım..
***

Film başladı. Christoph Waltz ne oyuncu be diye diye hayranlıkla izliyorum. İzliyorum izliyorum ama ne müzikler ne de sahneler beni yeterince etkilemiyor diye düşünürken ara oldu. Filmin ilk yarısı için "ehh pek etkilenmedim ama şimdi ikinci yarı güzel olucak. Finaliyle de biz bu filme bayılıcaz!" diyerek ikinci yarının başlamasını bekledim.


Neyse ikinci yarı başladı. Film cidden daha bi güzel olmaya başladı. Tamam işte Tarantino bu ya! filan demeye başladım. Zevkle filmi izlerken sinema tarihinin en güzel sahnelerinden biri olmaya aday o efsane sahneyle film kalbimi çaldı!

Leonardo'yla bizim Alman'ın el sıkışma sahnesi. Allahım ordaki duygu harika verilmişti. Gurur yapıp "elimi sıkıcaksın" muhabbeti. Sahnedeki gerilim. Herkesin birbirine bakması. Sonunda Alman'ın gidip elini "sıkması" ve hemen ardından "napiyim dayanamadım" repliği. El sıkışan iki insanın ölmesi ve bu muhteşem sahne ardından müzikle birlikte bizim Django'nun herkesi tek tek öldürme sahnesi!

Tamam dedim işte film beklenilen o muhteşem finali yapıcak. Hah dedim Kill Bill'deki dövüş sahnesi. Şimdi Django'da tek başına 50 adamı öldürücek. Sonuçta Tarantino bunu Kill Bill'de yaptı. Biz de Alman öldü diye hüzünlenirken Django'nun şovunu izleyerek büyülenicez ve film biticek. Biz de filme aşık olucaz dedim.

Dedim de ne oldu? Film ondan sonra bir güzel saçmalamaya başladı.. Bizim Django teslim oldu. (tamam hadi burda bi saçmalık yok) Sonra Django'yu bir güzel serbest bıraktılar! Yok işte "şimdi seni serbest bırakıcaz çünkü o gideceğin yerde daha büyük işkence görüceksin..." Hee oldu! Sen adamı, sizin Leonardo'nuzu öldüren adamı serbest bırakın?!

Neyse sonra Django ordan da kurtulup, kahraman olma edasıyla yeniden o eve gidip, herkesi öldürüp, sonunda da evi patlatıp "kızı aldı". En sonunda bir de atla birlikte şov yaptı. Bir mutluluklar, gülüşler, şakalar filan. Film öyle bitti...

Yani Django'yu serbest bırakmaları, Django'nun tekrar eve gidip karısını bulduğunda, karısında bir çizik izi bile olmaması çok saçmaydı. En azından bir işkence yapılır filan ama yok. Her şey bi anda pat pat oldu. Film sözde güzel finaliyle beni hiç ama hiç etkilemedi.

Bir de arada  bir, kötü bir çete içinde gizemli bir kız görünüyordu. 2 kere o kız göründü. Tamam dedim bu kızla ilgili bi olay olucak. Ama orda da bi şey olmadı. Django onları da hemencecik öldürdü. Kızın bi esprisi olmadı yani. E neden o zaman o kızı gözümüze soka soka arada bir gizemli şekilde gösterdin Tarantino? Sanki silah göründü de, patlamadı gibi oldu.

Ayrıca filmin genelinde Tarantino havası yoktu. Yer yer "Aa Tarantino filmi" dedirtti. Ve her filminde muhteşem müzikleriyle akılda kalırdı. En az 1 şarkı dillere dolanırdı ama beni bu filmde öyle etkilicek bir şarkı olmadı. Mesela film biter bitmez soundtracklerini indirmedim. Sadece filmi izlerken o sahnede kulağa güzel gelen müzikler oldu. Ama sonradan indiriyim de açiyim dinliyim, ay o sahnedeki şarkı süperdii! gibi bir durum olmadı.

Keşke film o muhteşem el sıkışma sahne sonrasi Django'nun absürd bi şekilde tek başına herkesi öldürmesiyle bitseydi. Ya da o gün, o evdeki herkes ölseydi. Trajedi olsaydı. Ama biz teslim olan Django'nun serbest bırakılıp, tekrar o eve gidip herkesi öldürmesini ve sonra da mutlu mesut atla şov yapışını izledik...
***

Hah işte bu filmle ilgili bu kadar sevmediğim şey olmasına rağmen yine de Django diyince "güzeldi ya" diyorum. Ya da öyle demek istiyorum. Yani filmi beğenmediğimi kabullenmek istemiyorum. Facebook'taki beğen'imi de geri almadım. Beni mutlu etmeyen ama "beğenmedim" diyemeceğim bir filmdi. Yani bak şu an bile kötüydü diyemiyorum.

Ama filmin sonları olmuş mu be Tarantino abi?
***

Film bitti. Zaten filmle ilgili kararsızım. Muhteşem oyunculuklar ve beni etkileyen tonla sahne olmasına rağmen "niye böyle oldu ya" diye diye, kararsızca eve doğru yürürken bir de ablam şöyle bir yorum yaptı.

Ablam: Ben artık bi filmle ilgili güzel mi değil mi diye şöyle karar veriyorum.  O filmi bi uzaylıya izletir miydim, izletmez miydim? Mesela bu filmi izletmem. Anladın mı ne demek istediği mi?

Dannnnnnnnnnnnnn!


Siz yine de sinemada izleyin. Çünkü filmi izlerken genel anlamda zevk alıyorsunuz. Ve filmi beğenerek çıkıyorsunuz. Hem de o muhteşem sahneler sinemada izlenmeli. Belki de ben daha büyük bir beklentiyle izleyince öyle oldu bilemiyorum ama dediğim yerler de saçmaydı yani, kabul edin.

Şimdi de heyecanla Guy Ritchie'den bir film bekliyorum. Sherlock Holmes değil de kendi tarzında bir film. Müzikleriyle, replikleriyle.. Umarım buraya bir sene sonra bir Guy Ritche filmiyle ilgili kocaman kararsız bir yazı yazmam!

Bu da muhteşem bir Tarantino filminin, muhteşem şarkısı.

36 yorum:

  1. kill bill film'den sonra tarantinoya hayran oldum, filmde hem leonardo hem tarantino varsa film nasıl olursa olsun izlenir düşüncesindeyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kill bill'ler harikaydı cidden. aynen öyle nasıl olursa olsa izlenir zaten :)

      Sil
  2. Bu aralar sınavdı, mezuniyetti, taşınmaydı derken sinemaya gidemedim 1 2 haftadır ama bu filmi çok merak ediyordum.
    **
    Çok beklentiye girdiğimizde oluyor hep bu. Ben de Jason Statham'ın filmi için aynı heyecanda gidip kafamda saçmalıklarla dönmüştüm..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. umarım gidersin sinemaya ahududum.

      ay jason statham'ım filmi kötüymüş cidden di mi. üzüldüm valla :(

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. kesinlikle! filmin sonları izlerken ben de öyle düşündüm :)

      Sil
  4. kill bill'den bir sürü sahne vardı cidden. adam dışarıyı geçti artık kendi filmlerine gönderme yapıyo. ben keyif aldım izlerken, sinemada izlemesi zevkli bi filmdi. evde izleseydim sevmezdim belki, bilemiyorum.
    ama sonuçta tarantino, kötü diyebileceğim hiç bir filmi yok :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. izlerken ben de keyif aldım. ama işte pek olmamıştı maalesef :)

      ama adam sonuçta tarantino ya!

      Sil
  5. Filmdeki eksik yönlere bende katılıyorum. Ama oyucuların performansları çok göz doldurucuydu. Hele Alman'a bayıldım kaldım. En sönükleri Django'nun karısıydı bana göre.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haklısın esracım, oyuncuların performansları harikaydı! christoph waltz ne şahane oyuncu di mi. bence de en sönük karısıydı ama rolü de azdı :)

      Sil
  6. filmi izlemediğimden yarım yarım okudum ama "dannnn!" dikkatimi çekince ablana yine gülmekten öldüm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ah okuma okuma o zaman canım ama dannnn!'ın dikkat çekmemesi imkansız zaten :D

      Sil
  7. her şey de olduğu gibi filmde de beklentiye girmemek gerek demek ki miam :)

    şarkı iyi ama :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen peram çook haklısın :)

      şarkı şahane!

      Sil
  8. filmi seyretmek istediğim için, spoiler içeriyordur diye ben de yazını tam okumadım Mia.. ama ablanın 'danlık' yaklaşımı bomba :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. filmi izledikten sonra tam okursun. ama ablam her zamanki gibi :)

      Sil
  9. Aklın yolu bir ya Miam aynen senin gibi düşünüyorum. Film el sıkışma sahnesinden sonra bitmeliydi.

    İmkansızlıklarla dolu filmleri seviyorum ama o sahneden sonrası aşırı aşırısı imkansız olmuş, kasmış. Ben 10 üzerinden 6 verdim. Upuzuuuğn sürdü, hay dedim sizin Django'nuza yedik sevgililer gününü :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle Leah'ım. keşke öyle bitseydi!

      "kasmış" doğru kelime. cidden tarantino bildiğin kasmış ya.

      ahaha cidden sevgililer gününü yemişsiniz bitmek bilmedi, hem de saçmalayarak.. :D

      Sil
  10. At şovu hakikaten komikti ama ya ahahahha

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ben de izlerken sinirden gülmüştüm :D

      Sil
  11. Ben film başlarken ki çalan müziği sevdim. Gerisine dikkat etmedim ama o güzeldi. Alman dişçiyi oynayan adam mükemmeldi.

    Bu arada filmde Tarantino'nun kendisi de vardı. Django yakalanıp köle şirketine götürülürken Djang'nun, üzerinde patlayıcılar verken ateş edip patlattığı adam Quentin Tarantino'ydu. :) Bana da arkadaşım söyledi film bittikten sonra. :) Daha önce Desperado filminde de kendini böyle saçma bir şekilde öldürtmüş. :) İlginç bir adam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Filmdeli rap şarkısı beni benden aldı o yüzden bu filmin müzikleriyle ilgili bir beğenim yok maalesef. Alman harikaydı. Adamım ya!

      Bu arada Tarantino'yu nerde görsem tanırım. O kadar kilo alıp yaşlanmasına rağmen tanıdım :)

      Sil
  12. Filmi izlemeden okudum zaten çok merak ediyordum şimdi daha çok merak ettim ya. Gerçekten kararsız kaldıysan izlemeden anlayamayacağım güzel mi çirkin mi Mia. Ama eksik noktaları çok iyi belirtmişsin. Ben bayağı Bruce Willis hayranı olarak Zor Ölüm'ü izlemeni tavsiye ediyorum. Güzel bir film etkileyici bir sonu olmuş. :)
    http://nohuttanask.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. izlemeden olmaz irem'cim izle bakalım :)

      ben de zor ölüm'ü merak ediyoruuumm :)

      Sil
  13. Merhaba Mia..

    Yazıyı yazdığın gün yorum yapacaktım ama o zaman henüz filmi seyretmemiştim ve dün akşam geç olmasına rağmen açtım filmi izledim. Tabii buraya yorum yazmadan önce sitem içinde ayrıca yorumladım filmi :D Film'de Tarantino'dan izlerin olduğu bölüm sanırım ana karakterimizin gene içerisinde beslediği kin duygusu ve onun neden olduğu hiç gözünü kırpmadan adam öldürmesi sanırım. Hatta bazen masumlara bile acımamaya başlıyor.

    Filmin özellikle müzikleri nedense benim çok hoşuma gitti. Bir film için özellikle bu denli uzun bir film için bana göre parça seçimleri daha keyifli ve izlenesi kılıyor filmi. Bunu da bu filmde başarmış Tarantino..

    Kendisini pek takip etmesemde, son filmlerinde baya bir ilgimi çekmeye başladı ve takip ettiğim kişiler arasında yerini aldı bile. İzlenesi keyifli bir yapım olmuş. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Mlek..

      senin yazını okuyim ben en iyisi :)

      Sil
  14. Ben de en yakın zamanda izlemek istiyorum bu filmi.

    YanıtlaSil
  15. Eski blogger'imi kapattıktan sonra zaman, zaman blogunu okusam da yorum yazmadım. Fakat bu yazıyı okuyunca dayanamadım geçtim -zaten başında olduğumda- klaveyenin başına.

    ***

    Genel hatlarıyla Django Unchained hakkında yazdıklarına katılıyorum. Bana göre de filmin en büyük kusuru hikayenin fazlasıyla uzatılması. Dr. Schultz'un müthiş ölüm sahnesinden sonra o kadar uzatmanın bi manası yoktu. Fakat Tarantino hikayeyi bu kadar uzatmasa Tarantino'nun Cameo'sunu da göremeyebilirdik.

    Katılmadığım nokta ise filmin ilk yarısı ile ilgili ve müziklerle ilgili değerlendirmen. Ben filmin ilk bölümünü de beğendim ve soundtrack'i -rap şarkıları da dahil- başarılı buldum.

    Öyle ya da böyle Tarantino kendini belli etmiş gerek klasik Hollywood normlarına uymayan hikaye anlatımıyla gerek 'Ku Klux Klan'ın öncüleri' ile müthiş dalga geçtiği sahneyle. Fakat, nedense, Tarantino bütün filmlerinde yaptığı halde Django Unchained filminde belirgin şekilde kadın ayağı çekmemiş. Yoksa öyle bir sahne vardı da ben mi kaçırdım?

    Sonuç olarak Django Unchained Tarantino'nun ne en kötü filmi ne de en iyi filmi.. ortalarda bir yerlerde benim için

    ***

    Guy Ritchie'nin Sherlock Holmes filmlerini beğenmiş miydin? Bana göre güzel, eğlenceli filmlerdi, ama tabi bi Lock, Stock & Two Smoking Barrels veya Snatch değil.

    ***

    DipNot1: Ben galiba anladım ablanın ne demek istediğini. Ben bu filmi uzaylılara izletirdim.
    DipNot2: Tarantino ve Ritchie'nin filmlerini beğendiğine göre -henüz izlemediysen- Martin McDonagh'ın filmlerine -özellikle In Bruges filmine- de bi göz atmanı tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
  16. Öncelikle yorumun için çok teşekkür ederim. Yorumunu okuyunca dayanamadım geçtim -zaten başında olduğumdan- klavyenin başına.
    ***

    Haklısın. Dr. Schultz'un müthiş ölüm sahnesinden sonra hikayenin bu kadar uzamasına gerek yoktu. Tarantino'nun Cameo'sunu da görmesek de olurdu. Yeter ki o harika sahne akıllara kazınsaydı.

    Filmin ilk yarısını ben de beğenmiştim ama çok değil. Yani ehh diyerek ama hiç sıkılmadan, zevk alarak izledim. Fakat müziklerle ilgili maalesef ben beğenemedim. Rap şarkısı özellikle.. Yani hala soundrak albümünü indirmediysem... :) Ama sen beğendiysen ne güzel.

    Bu filmde görülen tek kadın ayağı, Django'nun karısının ayağıydı. O da hani şu Django onu kurtarmadan önce kadını baştan sona çekti kamera ve 2 saniye filan ayağı da göründü ama tabii ki o bildiğimiz Tarantino'nun ayak sahnelerinden değildi. O bakımdan sayılmaz :)
    ***

    Evet Guy Ritchie'nin Holmes filmlerini de beğendim. Hatta bayaa beğenmiştim. Ama tabii ki Lock, Stock & Two Smoking Barrels veya Snatch değildi. İşte ben de şu sıra ondan tekrar Snatch, Lock Stock... gibi filmler bekliyorum! Du bakalım :)
    ***

    DipNot1: Yani ablam her zaman diğer yaşamlardaki filmleri merak ediyor ve acaba onlar bizim filmlerimizi izlese nasıl tepki verirdi diye düşünüyor. Ve artık bir filmin güzel olup olmadığını ona göre seçicekmiş. Yani eğer bir filmi diğer yaşamlardaki kişilere, bizim uzaylılara izletebilirse (öyle bi hakkı olsaydı) bu filmi izletmezmiş. Çünkü onlar beğenmez diye çekinirmiş. falan filan.. çok da önemli bi şey değil yani :D

    DipNot2: Tavsiyene hemen bakıcam. Çok teşekkür ederim. (izlememiştim) Ben de sana Wes Anderson filmlerini öneririm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın, güzel bir filmin karşısında Cameo'nun bi önemi yok. Ben yine de sevdiği yönetmenleri kısa da olsa beyaz perde de görmekten haz alan biri olarak sevmiştim Tarantino'nun Cameo'sunu.

      Wes Anderson'un filmografisine bi baktım, henüz hiçbir filmini izlememişim. Yönetmenin ismini not aldım, teşekkürler.

      Sil
  17. Miotum ben bu filmi çok beğendim ya :( o atla dönme sahnesinde ben de "naabıyon" (sajdgkljsahdlkjhfldsk) dedim ama yine de beğendim ben filmi Christopher Waltz'un karakterine bayıldım ayrıca böyle her durumda ne yapması gerektiğini bilen net karakterlere bayılıyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zeynotum "beğendim" diyip surat asmana bayıldım :D

      keşke atla dönme sahnesi olmasaydı ghjkdfkldfldlfş

      ayrıca Christopher Waltz'un karakteri de, oyunculuğu da, her şeyi mükemmeldi!

      hele o el sıkışma sahnesi ne süperdi di mi cidden?

      Sil
  18. Merhaba

    Çok eskidendi, eskiden…

    Evet size katılmak isterdim ama,söz konusu Tarantino olunca bu isteğimden geri adım atıyorum.Ama haksızsınız demeyeceğim.

    Haklısınız.


    Peki filmi izlerken hâlet-i ruhiyem nasıldı benim? Tabii ben de büyük bir beklenti içinde izledim Django’yu diyebilirim.Ne de olsa izlediğim Tarantino filmiydi.Sinemanın dâhi çocuğu demek geliyor içimden bazen;fakat fazla romantik kaçacağını düşündüğümden vazgeçiyorum hemen.Aslında ne düşündüm biliyor musunuz? Oyunculuklar çok kötü bir filmi bile izler hale getirir.İşte Django’da böyle bir filmdi.Ben, kötü film benzetmesini mi yaptığım? Söylediğim tamamen kötü çekilmiş senaryolar içindi.Django’ya bu haksızlığı yapamam.Hele ki Tarantino’ya!..

    Dediğiniz gibi hele o el sıkışma sahnesi,sözlerin kifayetsiz kaldığı bir andı benim için (mübalağayı seven biriyim). Ve yine dediğiniz gibi film orada bitebilirdi galiba.mi? Aslında Bekliyordum böyle bir sürprizi,yani o kadar kan revanın içinde mutlu ayrılacağını o evden;fakat gülünç duruma düşerim diye kendime sakladım;kimseyle paylaşmadım.

    ***
    Kimi Django için çalıntı bile dedi. "Spaghetti western" türünün babası Sergio Leone ’nun ayak izlerini hatırlatıyordu zira.Fırsatını buldular ya oradan vurmaya çalıştırlar;ama zaten kendisi söylemişti bir gönderme olduğunu-sanırım-. Elbette ki büyük göndereler vardı,bunu yadsıyamayız. Fakat Tarantino yakışıklı ve mavi gözleri(yeşil miydi yoksa) ile nam salan Cilint Westwood’un tam zıttı bir karakter olan Zenci Django’ ya yer vermişti filminde.Bu da bir şamar gibi yüzümüze çarpıyordu. Eleştiriler durur mu? Bu defa da Tarantino beyazları küçük düşürüyor,Zenciler’i ise başımıza taç yapıyor,diye geveleyenler çıktı karşımıza.Fesuphanallah!

    Samuel L. Joskson’a dikkat!

    Leonardo Di Caprio’nun alışkın olduğumuz o o mübarek yüzünü burada göremedik.En iyi kötüm adam rolünün hakkını verdi.Hatta Oscar bile hakkediyordu desem bana kızar mısınız? Bence çoğu izleyicinin Oscar’ını aldı bu rolle. Tam da yazdıklarımı son veriyorum diyecekken Christoph Waltz gülümsedi. Ayıp edecektim zira adını anmadan son vermek. Onu öldüren mahlukatı ekrandan çıkarıp kafasına kurşun sıkacak derecede etkilemişti oyunculuğu. Benim gibi düşünen Oscar jürisi de olunca,bir bir başka keyif doğrusu.

    (film hakkındaki yorumumu ne zaman yazacağım diye düşünüyordum.Buna vesile olduğunuz için müteşekkirim size.)




    Sanırım ben de HAKLIYIM!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba;

      Öncelikle yorumun için çok teşekkürler. Filmi tekrar yaşadım resmen. Aslında -bence- tamamen aynı şeyleri düşünüyoruz.

      Doğru, oyunculuklar bile kötü bir filmi izlenir hale getirir ki bu kötü bi senaryo değildi ama daha güzel olmasını hakediyordu.

      Ah o çalıntı diyenler, göndermeler yapıyor diyenler... isterlerse bu türlü dedikoduları her film için çıkartabilirler. Onları dikkate almıyoruz :)

      Leonardo tam bir oscar oyuncusu ve neden hala oscar alamıyor anlamış değilim. Keza Aviator'deki oyunculuğuyla mesela. -gerçi her filminde harika rol yapıyor-

      Ek bilgi; bizim django film çekimlerinde Leonardo bu rolu nasıl yapıcak demiş. bebek suratına hiç yakıştıramamış ama önceki filmlerini dikkatlice gözden geçirse bu düşüncesinde haksız olduğunu anlardı.

      Sonra Leo'yu rol yaparken görünce ona çok büyük saygı duymaya başlamış. Hani bir sahne vardı. LEonardo Django'nun karısını sandalyeye oturtmuş söyleniyor, eliyle masaya vuruyor, çıldırıyordu. o an eli kanamıştıç hah o mesela senaryoda yokmuş. eli yanlışlıkla kanamış ve o role devam etmiş!

      Tarantino ve herkes şok olmuş hiç bozmadan sahneyi çekmeye devam etmişler. İşte Leonardo böyle bir oyuncu :)

      Christoph Waltz için ne desem boş. İyi ki Tarantino onu bizle tanıştırdıç

      Sen de haklısın. Ben de. :)

      Sil
  19. Evet, Di Caprio'nun elini kanattığı o sahne,inanın dehşet derecede etkili olmuş.O bebek yüzlülüğünün arkasında meğer ne canavar yatıyormuş.Bazı oyuncular sadece bir rolle yıkabiliyor üzerine yapışan etiketleri.Büyük oyuncu olmanın ilk kuralı budur.

    *Oscar'a gelince: Di Caprio, Martin Scorsese filmi olan''The Aviator''la Oscar ödülünü aldı(2005)...

    **Yeri gelmişken Martin Scorsese'in filmlerini ve özellikle Robert De Niro'nun rol aldığı filmler.Şimdi Taxi'yi izlemedim deseniz çok üzülürüm doğrusu(yani galiba)...Neden mi? Sebebi yok.

    *** Christoph Waltz: Trantino'nun vazgeçmediği oyunlarından biri,Rezervuar Dogs'taki rolü de kayda değerdi.Helal olsun ödülü.


    Keyifli bir yazıydı.


    YanıtlaSil